Translate

2 Ocak 2026 Cuma

Psişik Yetenek Nedir?

Psişik Yetenek Nedir? 

Gerçek Tanımıyla Psişik Algı

Psişik yetenek, fiziksel duyuların ötesinde algılama kapasitesidir. Bu, çoğu zaman yanlış anlaşıldığı gibi yalnızca gelecek görmek ya da varlıklarla iletişim kurmak değildir. Psişik algı; enerji alanlarını hissetmek, sembolleri okumak, sezgisel bilgiye erişmek ve bilinçaltı ile bilinç arasında köprü kurabilmektir.

Psişik yetenekler şunları kapsar:

  • Sezgi (Claircognizance) – Bir şeyi nedenini bilmeden bilmek
  • Durugörü (Clairvoyance) – Zihinsel imgeler, semboller, vizyonlar
  • Duruişiti (Clairaudience) – İçsel ses, frekans algısı
  • Empatik algı – Başkalarının duygularını ve enerjisini hissetmek
  • Rüya bilinci – Sembolik ve rehberli rüyalar
  • Enerji hissi – Aura, çakra ve alan algısı

Bu yeteneklerin hepsi, özellikle üçüncü göz (Ajna çakrası) ve epifiz bezi ile ilişkilidir.

7 Günlük Deneyim Neden Etkilidir?

Bilinç, ani sıçramalardan çok ritmik tekrarlarla açılır. 7 gün; zihnin direnç göstermeden yeni bir frekansa alışabileceği ideal bir süredir. 

Bu süreçte amaç:

  • Zihinsel gürültüyü azaltmak
  • Enerji bedenini arındırmak
  • Sezgisel kanalları güvenli şekilde açmak
  • Bilinçaltı sembollerini fark etmek
Her gün, farklı bir psişik kapıyı aktive eder.

1. Gün – Zihinsel Sessizlik ve Sezgisel Alan Açma

Psişik algının önündeki en büyük engel zihinsel gürültüdür. Sürekli düşünen, yorumlayan ve yargılayan zihin, sezgisel bilgiyi bastırır.

Uygulama:
  • Gün boyunca bilinçli olarak yavaş konuş
  • Gereksiz yorum yapmaktan kaçın
  • 10 dakika gözler kapalı şekilde sadece nefesine odaklan

Enerji Çalışması:
Alnının ortasına (iki kaş arasına) hafifçe odaklan. Orada bir boşluk hissi oluşmasına izin ver. Bir şey görmeye çalışma.

Psişik algı zorlandığında kapanır, bırakıldığında açılır.

Günlük Farkındalık:
  • Ani içgörüler
  • Sebepsiz huzur
  • Zihinsel berraklık

2. Gün – Beden Duyumu ve Enerji Hissetme

Psişik algı yalnızca zihinsel değildir; beden üzerinden çalışır. Özellikle eller, ayaklar ve kalp merkezi enerji algısında çok aktiftir.

Uygulama:
  • Avuç içlerini birbirine sür
  • Aralarında görünmez bir top varmış gibi yavaşça açıp kapat
  • Isı, karıncalanma veya manyetik itme hissini fark et

Çalışma:
  • Bir bitkinin, hayvanın veya taşın enerjisini hisset
  • Ne hissettiğini adlandırmaya çalışma

Günlük Farkındalık:
  • Enerji akışı
  • Bedensel hassasiyet artışı
  • Başkalarının ruh halini daha net fark etme

3. Gün – Rüyalar ve Bilinçaltı Mesajlar

Rüyalar, psişik algının en doğal alanıdır. Bilinç kontrolü düştüğünde sezgisel kapılar açılır.

Uygulama:
  • Uyumadan önce niyet et:“Bana rehberlik edecek rüyaları hatırlıyorum.”
  • Telefonu yatak odasına alma
  • Uyanınca hemen rüya notu al

Önemli:
Rüyayı yorumlamaya çalışma. Sadece yaz.

Günlük Farkındalık:
  • Semboller
  • Tekrarlayan imgeler
  • Tanıdık ama anlamı belirsiz yüzler

4. Gün – Üçüncü Göz Aktivasyonu (Nazik Yöntem)

Bu gün, Ajna çakrası ile bilinçli temas kurulur. Amaç açmak değil, uyandırmaktır.

Meditasyon:
  • Gözler kapalı
  • Alnının ortasında mor-mavi bir ışık hayal et
  • Nefesle bu alanın genişlediğini hisset

Süre:
7–11 dakika yeterlidir.

Dikkat:
Baş ağrısı olursa hemen bırak.
Günlük Farkındalık:
  • Işık parlamaları
  • İçsel görüntüler
  • Derin sezgisel hisler

5. Gün – Sezgisel Karar Deneyleri

Bu gün sezgi günlük hayata entegre edilir.

Uygulama:
  • Basit sorular sor:
    • “Bu bana iyi gelir mi?”
    • “Bugün kiminle konuşmalıyım?”
  • İlk gelen hissi uygula

Test:
Sonucu analiz etme. Sadece fark et.

Günlük Farkındalık:
  • İçsel rehberlik
  • Doğru zamanda doğru yerde olma hissi
  • Tesadüflerin artması

6. Gün – Empatik Algı ve Enerji Sınırları

Psişik gelişimde sınırlar çok önemlidir. Bu gün, başkalarının enerjisini algılarken kendini korumayı öğrenirsin.

Çalışma:
  • Kalbin etrafında altın bir ışık hayal et
  • “Sadece bana ait olan enerjiyi kabul ediyorum” niyetini ver

Gözlem:
  • Kalabalık ortamlarda hislerin değişimi
  • Enerji sızıntıları

Günlük Farkındalık:
  • Duygusal netlik
  • Yorgunluğun azalması
  • Enerji kontrolü

7. Gün – Bütünleşme ve Psişik Kimlik

Son gün, artık “bir şey yapmaya” değil, olmaya odaklanılır.

Uygulama:
  • Sessiz bir meditasyon
  • Hiçbir teknik yok
  • Sadece gözlem

Soru:

“Ben sezgilerimle nasıl bir insanım?”
Bu soru, psişik kimliğin tohumudur.
Günlük Farkındalık:
  • İçsel güç
  • Sessiz bilgelik
  • Kendinle derin bağ

7 Gün Sonunda Ne Değişir?

  • Sezgi daha net çalışır
  • Enerji farkındalığı artar
  • Rüyalar anlam kazanır
  • Kararlar daha kolay alınır
  • İçsel rehberlik hissi güçlenir
Bu süreç bir başlangıçtır, son değil.

Önemli Uyarı

Psişik yetenekler:

  • Gösteri amaçlı değildir
  • Ego ile çalışmaz
  • Sabır ve etik gerektirir

Gerçek psişik gelişim, sessizleşen zihinle başlar.

Son Söz

Psişik algı, özel olmakla ilgili değil; doğal olmakla ilgilidir. Zaten sahip olduğun bir kapasiteyi hatırlıyorsun. 

Bu 7 günlük deneyim, sana yalnızca kapıyı gösterir. İçeri girmek ise senin farkındalığınla olur.

“Sezgi açıldığında dünya değişmez, onu algılayan bilinç değişir.”

23 Aralık 2025 Salı

Dünya Yükü ve Hakk’a Sığınmanın Hikmeti...

Dünya Yükü ve Hakk’a Sığınmanın Hikmeti...

Dünyanın Ağırlığı Karşısında İnsan

İnsanoğlu hayat yolculuğunda öyle anlarla karşılaşır ki, dünya adeta üstüne çöker.

Geçim sıkıntısı, hastalıklar, kayıplar, adaletsizlikler… Kalp daralır, nefes sıkışır.

Bu hâli anlatan şu dizeler, insanın ruh hâlini özetlerken aynı zamanda çıkış yolunu da gösterir:

“Dünya üstüme çöker gibi dar,

Gönlümde yangın, gözümde kar.

Sabırla direndim nice diyar,

Hakk’a sığınan asla yıkılmaz yar.”

Bu dizeler bize hatırlatır:

Çözüm sabırda, tevekkülde ve en önemlisi Hakk’a sığınmadadır.

Dünya Bir İmtihan Alanıdır:

Kur’an-ı Kerîm’de defalarca vurgulandığı gibi, dünya yalnızca bir oyun ve oyalanma değildir. Asıl maksat, insanın imtihan edilmesidir. “Hanginizin daha güzel amel edeceğini denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur.” (Mülk, 2) Dünya sıkıntıları, aslında kulun manevi terbiyesi içindir.

Bakara Sûresi’nde buyurulur: “Andolsun ki sizi biraz korku, biraz açlık, biraz mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle deneriz. Sabredenleri müjdele.”

(Bakara, 155) Bu demektir ki, dünya yükü ceza değil, Allah’ın kulunu olgunlaştırma vesilesidir.

Sabır: İmanın Yarısı Sabır, sadece pasif bir bekleyiş değil; imanla yoğrulmuş bir direniştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:“Sabır, imanın yarısıdır.”

(Beyhakî, Şuabü’l-İman) Sabır, kalbi diriltir, ruhu kuvvetlendirir. Çünkü sabır, Allah’ın yardımıyla birleştiğinde kulun en sağlam kalkanı hâline gelir.

Tevekkül: Yükü Hafifleten Teslimiyet

Tevekkül, çalışmayı bırakmak değildir; elinden geleni yapıp sonucu Allah’a bırakmaktır.

“Kim Allah’a tevekkül ederse, O ona yeter.”(Talâk, 3) İnsanı ezen şey çoğu zaman sıkıntı değil, kontrol etme isteğidir. Teslimiyetle Allah’a yönelmek, ruhu hafifletir, gönlü huzura kavuşturur.

Zikir ve Dua: Kalbin İlacı

Kalbin daraldığı anlarda zikrullah, manevi bir nefes gibidir. “Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d, 28) Zikir, dua ve Kur’an ile kalp yeniden dirilir.

Dünya ağırlaştığında, dua insana Rabbi’nin onu işittiğini hatırlatır.

Ahiretin Penceresinden Dünya Sıkıntısı

Dünya geçicidir; sabredenin mükâfatı sonsuzdur. “Kıyamet günü dünyada en çok sıkıntı çeken kimse Cennet’e bir kez daldırılır…‘Hiç sıkıntı gördün mü?’ denilir. O da ‘Hayır Rabbim, görmedim!’ der.”(Müslim, Cennet, 63) Bu hakikat, müminin yükünü hafifletir.

Yıkılmaz Kale: Hakk’a Sığınmaktır

Dünya bazen üstümüze yıkılır gibi görünse de, mümin bilir ki asıl güç Allah’tadır. Sabırla direnen, tevekkülle teslim olan, zikrullahla kalbini besleyen kişi asla yıkılmaz.

Sonuç: Hakk’a Dayanan Asla Yıkılmaz

Her gamda bir rahmet gizlidir.

Kalp sabırla, dua ile ve aşk ile yandığında karanlık aydınlığa dönüşür.

 


Sevgi ve Saygılarımla😊


16 Aralık 2025 Salı

AŞIK VE MAŞUK'UN BİRLİĞİ...

AŞIK -MAŞUK

 

Tasavvufun kalbinde iki kutup vardır:

Âşık — seven,

Maşuk — sevilen.

Birbirinden ayrı gibi görünseler de, özde tek bir hakikatin iki yüzüdürler.Âşık, ruhun Allah’a olan özlemidir.

Maşuk ise, Allah’ın güzelliğiyle, nuru ve sonsuzluğu ile kulunu kendine çağırışıdır. Bu çağrıya kulak veren gönül artık ne dünyada, ne de kendi içinde huzur bulur.Çünkü gördüğü her şeyde yalnızca maşukun yüzü belirir.

Aşk Yolculuğu: Öz’e Doğru

İlahi aşkın yolculuğunda, âşık sevdiğini ararken aslında kendi özüne doğru yürür. Maşukun güzelliği, âşığın kalbinde bir ayna gibi açılır.Ve o aynada insan, kendi hakikatini görür.

“Aşkta arayan, sonunda kendini bulur.” Perdeler kalktığında, âşık ile maşuk arasındaki ayrım yok olur,geriye yalnızca birlik kalır.

Aşkın Frekansı: Akıl Değil, Kalp

İlahi aşk; ne akla, ne egoya, ne zamana, ne de mekâna sığar. Bu aşk, bir frekans, bir hal, bir titreşimdir. Aşk zihinle yaşanmaz  kalple hissedilir. Ve kalp, hiçbir şeyin nüfuz edemediği ilahi alandır.Bu yüzden aşk, hakikate açılan kapıdır.

“Aşk, ruhun özgürlük hâlidir.”

Fenâfillah: Aşkta Yok Oluş, Hakikatte Var Oluş

Âşık, maşuka yaklaşırken her şeyden soyunur: Benliğinden, arzusundan, nefsinden…

Kalbi saflaşır, ruhu berraklaşır.Ve sonunda maşukun nurunda erir, yok olur.

Tasavvufta buna fenâfillah denir  “Allah’ta yok oluş.”Artık ne âşık vardır, ne maşuk…Yalnızca aşkın kendisi kalır. Ve o aşk, Allah’ın nurudur —iki görünen aslında bir olandır.


Son Söz: Birlik Aşkı

İlahi aşk, ayrılığı değil birliği anlatır.

Çünkü bu aşk, bir kulun Rabbine değil,

Rabb’in kuluna olan sevgisinin yansımasıdır.

“Âşık ve maşuk bir olur, aşk kalır.”

— Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

 


Sevgi ve Saygılarımla🦋🦋🦋